
Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, depremin ardından yaptığı değerlendirmede özellikle dik sahil yamaçlarına dikkat çekti. Bektaş, sarsıntının TPAO araştırmalarında belirlenen ve “Ordu Fayı” olarak adlandırılan yapıyla bağlantılı olabileceğini ifade ederken, depremle birlikte yağışın da heyelan riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Doğu Karadeniz Açıklarında 4 Büyüklüğünde Deprem
Doğu Karadeniz’de sabah saatlerinde meydana gelen deprem kısa süreli endişeye neden oldu. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) paylaştığı bilgilere göre deprem, saat 05.42’de Doğu Karadeniz açıklarında kaydedildi.
Yerin yaklaşık 8,27 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin büyüklüğü ise 4,0 olarak ölçüldü. Depremin ardından bölgedeki sismik hareketlilik ve olası etkileri yeniden gündeme gelirken, uzmanlardan da değerlendirmeler geldi.
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Dikkat Çeken Değerlendirme
Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, deprem sonrasında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bölge açısından dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Bektaş, değerlendirmesini “Doğu Karadeniz’de M4 depremi: Sahil yamaçlarına dikkat” başlığıyla paylaşırken, meydana gelen sarsıntının bölgede daha önce yapılan araştırmalarda ortaya konulan bir fay yapısıyla bağlantılı olabileceğini belirtti.
Ordu Fayı İle İlişkili Olabilir
Prof. Dr. Bektaş, depremin TPAO araştırmalarında belirlenen ve “Ordu Fayı” olarak adlandırılan yapı ile ilişkili olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Bu değerlendirme, Doğu Karadeniz’deki sismik hareketliliğin bölgedeki fay yapıları açısından yeniden ele alınması gerektiğine işaret ederken, Bektaş deprem sonrasında ortaya çıkabilecek ikincil tehlikelere de dikkat çekti.
Asıl Dikkat Edilmesi Gereken Risk: Deprem ve Yağışın Birleşimi
Bektaş’ın açıklamasında öne çıkan konulardan biri ise Doğu Karadeniz’in coğrafi özellikleri nedeniyle deprem sonrasında oluşabilecek heyelan riski oldu. Bölgenin dik ve eğimli sahil yamaçlarına sahip olduğuna dikkat çeken Bektaş, yalnızca depremin kendisine odaklanılmaması gerektiğini belirtti.
Özellikle yağışlı hava koşullarının da devreye girmesi halinde yamaçlardaki riskin artabileceğine işaret etti. Bektaş, değerlendirmesinde “Deprem + yağış + dik sahil yamaçları = heyelan riski” ifadelerini kullanarak, bu üç unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yamaçlardaki Yerleşim Alanlarına Dikkat Çekildi
Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz’de özellikle yamaçlarda bulunan yerleşim alanları ile daha önce heyelan yaşanan bölgelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Bektaş’a göre deprem ve yağışın aynı dönemde meydana gelmesi, eğimli arazilerdeki koşulların ayrıca değerlendirilmesini gerekli kılıyor. Bu nedenle heyelan sahalarının ve yamaçlardaki yerleşimlerin yalnızca deprem açısından değil, deprem ile yağışın birlikte oluşturabileceği etkiler bakımından da izlenmesi önem taşıyor.
Doğu Karadeniz’de meydana gelen 4 büyüklüğündeki deprem, böylece yalnızca sismik hareketlilik açısından değil, bölgenin jeolojik ve coğrafi yapısından kaynaklanabilecek heyelan riski açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.
