
ABD’nin İran topraklarında bulunan çok sayıda askeri noktaya yönelik kapsamlı hava operasyonunun ardından, Tahran yönetimi saldırılarda can kayıpları ve yaralanmalar yaşandığını açıkladı. Bölgedeki tansiyonun yükselmesine neden olan gelişmeler, Orta Doğu’da güvenlik endişelerini yeniden artırdı.
İranlı yetkililerin yaptığı açıklamaya göre, ABD’nin düzenlediği hava saldırılarında 14 kişi yaşamını yitirirken, 78 kişi de yaralandı. Saldırıların ardından taraflar arasında karşılıklı askeri hamleler devam ederken, İran da misilleme kapsamında Kuveyt ve Bahreyn’de bulunan ABD askeri üslerini hedef aldı. Böylece iki ülke arasındaki gerilim, karşılıklı saldırılarla daha da derinleşmiş oldu.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede İran’ın yeniden bir anlaşma yapma isteği taşıdığını düşündüğünü ifade etti. Ancak Trump, Tahran yönetimine güven duymadığını belirterek olası bir anlaşmaya temkinli yaklaştıklarını vurguladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise Çarşamba günü yaptığı resmi açıklamada, İran’ın ticari deniz taşımacılığına yönelik saldırı kapasitesini zayıflatmayı hedefleyen yeni bir hava operasyonunun gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, İran’ın kıyı şeridi boyunca yer alan yaklaşık 90 askeri hedefin operasyon kapsamında vurulduğu belirtildi. CENTCOM, söz konusu operasyonun deniz güvenliğini artırmak ve uluslararası ticaret yollarına yönelik olası tehditleri azaltmak amacıyla planlandığını ifade etti.
Yaşanan son gelişmeler, ABD ile İran arasındaki uzun süredir devam eden gerilimin askeri alanda daha da tırmandığını ortaya koyarken, bölgedeki güvenlik dengeleri ve uluslararası deniz trafiği üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri de beraberinde getirdi.
Yapılan resmi açıklamada, gerçekleştirilen hava operasyonlarında İran’ın askeri kapasitesini oluşturan kritik hedeflerin vurulduğu bildirildi. Açıklamaya göre saldırılarda hava savunma sistemleri, kıyı güvenliği ve gözetleme unsurları, füze ile insansız hava aracı depolama alanları, deniz kuvvetlerine ait çeşitli askeri kabiliyetler ve lojistik destek altyapısı hedef alındı. Operasyonların, İran’ın askeri hareket kabiliyetini zayıflatmayı amaçladığı ifade edildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan değerlendirmede ise son operasyonun, bir gece önce gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda seyir halinde bulunan üç ticari gemiyi hedef aldığı iddiasının ardından söz konusu operasyonun düzenlendiği kaydedildi. CENTCOM, saldırıların bölgedeki deniz güvenliğini koruma amacı taşıdığını savundu.

İran’dan Can Kaybı Açıklaması: 14 Ölü, 78 Yaralı
ABD’nin düzenlediği son saldırılar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, İran tarafı da saldırıların bilançosuna ilişkin resmi açıklamada bulundu. İranlı yetkililer, ABD saldırılarında toplam 14 kişinin yaşamını yitirdiğini, 78 kişinin ise çeşitli derecelerde yaralandığını duyurdu.
Yetkililer, saldırıların bazı askeri noktalarla birlikte çevrede bulunan alanlarda da hasara yol açtığını belirtirken, yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığını ifade etti. Olayın ardından bölgede güvenlik önlemleri artırılırken, gelişmelerin yakından takip edildiği aktarıldı.

İran’dan Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD Üslerine Misilleme
İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), ABD’nin saldırılarına karşılık olarak deniz ve hava kuvvetlerinin koordineli bir operasyon gerçekleştirdiğini açıkladı. Yapılan duyuruda, Kuveyt ve Bahreyn’de bulunan ABD askeri üslerinin füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı bildirildi. Açıklamaya göre saldırılar, Kuveyt’teki Arifjan ve Ali Al Salem askeri üsleri ile Bahreyn’deki Juffair Deniz Üssü ve Şeyh İsa Hava Üssü’ne yönelik gerçekleştirildi.
Devrim Muhafızları, operasyon sırasında üslerde bulunan kritik altyapı unsurları ve askeri tesislerin vurulduğunu öne sürdü. Açıklamada ayrıca, ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlemesi halinde bölgedeki Amerikan askeri üslerine karşı ek misilleme operasyonlarının gerçekleştirileceği yönünde uyarıda bulunuldu.
Trump: İran Az Önce Aradı, Anlaşma Yapmak İstiyor
ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile yaşanan gerilime ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, ABD’nin askeri açıdan üstün konumda olduğunu savunurken, İran yönetiminin anlaşma talebiyle kendileriyle iletişime geçtiğini iddia etti.
Trump, askeri operasyonların ardından İran’ın önemli ölçüde güç kaybettiğini öne sürerek, “Kazanabileceğimiz birçok farklı senaryo var. Ancak askeri açıdan zaten üstünlüğü sağladık. Ellerinde çok az imkan kaldı.” ifadelerini kullandı. Başkan Trump ayrıca, “İran az önce beni aradı. Anlaşma yapmak istiyorlar.” diyerek Tahran yönetiminin diplomatik temas kurmaya çalıştığını öne sürdü.
Anlaşmaya Uyacaklarına Güvenmiyorum
İran’ın müzakere arayışında olduğunu iddia eden Trump, buna rağmen Tahran yönetimine güvenmediğini dile getirdi. ABD Başkanı, olası bir anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda ciddi şüpheleri bulunduğunu belirterek, “Anlaşma yapmaya layık olup olmadıklarını bilmiyorum. Anlaşmaya sadık kalacaklarını sanmıyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Trump’ın bu sözleri, iki ülke arasında olası diplomatik sürecin güven sorunu nedeniyle oldukça zorlu geçebileceğine işaret eden açıklamalar olarak yorumlandı.
Hürmüz Boğazı’ndaki Ticari Gemi Saldırılarına İlişkin Değerlendirme
Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik gerçekleştirilen saldırılara da değindi. Gazetecilerin konuya ilişkin sorusunu yanıtlayan ABD Başkanı, yaşanan saldırıların planlı ve organize bir stratejiden ziyade kontrolün kaybedildiğini gösterdiğini savundu.
“Dürüst olmak gerekirse bir nevi çıldırmış durumdalar. Biraz kontrolden çıkmış durumdalar. Ancak buna rağmen çok kötü bir şekilde anlaşma yapmak istiyorlar.” ifadelerini kullanan Trump, doğrudan İran’ın adını zikretmese de değerlendirmelerinin Tahran yönetimine yönelik olduğu şeklinde yorumlandı. ABD ile İran arasında son dönemde artan askeri hareketlilik ve karşılıklı açıklamalar, bölgedeki gerilimin daha da yükselmesine neden olurken, uluslararası kamuoyu gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyor.
