
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde basına kapalı olarak gerçekleştirilen görüşmelerde Erdoğan; Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile ayrı ayrı kapsamlı temaslarda bulundu.
Kritik zirvelerde, başta NATO’nun geleceğine ilişkin stratejik değerlendirmeler olmak üzere, bölgesel güvenlik, savunma alanındaki iş birliği, Avrupa’nın güvenlik mimarisi ve Türkiye’nin müttefikleriyle yürüttüğü ortak çalışmaların ele alındığı değerlendiriliyor.
Yoğun diplomasi trafiği kapsamında gerçekleşen görüşmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türkiye’nin dış politika ve güvenlik alanındaki en üst düzey isimleri de eşlik etti. Heyette, diplomatik ve stratejik konularda görev yapan üst düzey devlet yetkililerinin yer alması, gerçekleştirilen temasların önemini bir kez daha ortaya koydu.
Zirve marjında gerçekleştirilen bu kritik görüşmelerin, Türkiye’nin NATO içerisindeki etkin görevinin güçlendirilmesi, müttefik ülkelerle ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve uluslararası güvenlik alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi açısından önemli bir diplomatik adım niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın peş peşe gerçekleştirdiği liderler zirvesi, Türkiye’nin küresel ve bölgesel meselelerde izlediği aktif diplomasi anlayışını bir kez daha gözler önüne sererken, NATO Zirvesi kapsamında yapılan temasların önümüzdeki dönemde ikili ilişkiler ve ortak projeler açısından yeni fırsatlar oluşturması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirve kapsamında gerçekleştirdiği ilk önemli temaslardan biri Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile oldu. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye ile Fransa arasındaki ikili ilişkilerin mevcut durumu ve geleceği değerlendirilirken, aynı zamanda bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan son gelişmeler de masaya yatırıldı.
Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran konusunda ortaya konulan İslamabad Mutabakatı’nın bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasına katkı sunmasını temenni ettiğini ifade etti. Bölgedeki hassas dengelere dikkat çeken Erdoğan, provokatif girişimlere karşı tüm tarafların dikkatli ve sorumlu hareket etmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, NATO müttefikleri arasındaki dayanışmanın korunmasının önemine işaret ederek, Transatlantik Bağı’nın güçlendirilmesi için İttifak’ın Avrupa ayağının daha da sağlamlaştırılması gerektiğini dile getirdi.
Macron ile gerçekleştirilen görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç eşlik etti.

İkinci Temas İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Gerçekleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi kapsamındaki ikinci ikili görüşmesini İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile gerçekleştirdi. Basına kapalı yapılan görüşmede iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve stratejik ilişkiler ile bölgesel gelişmeler ayrıntılı şekilde ele alındı.
Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yeni bir döneme geçilmesi gerektiğini belirterek, artık üyelik sürecinde engellerin konuşulmasından ziyade, üyeliğin önündeki son teknik ve siyasi pürüzlerin giderilmesine odaklanılması gerektiğini ifade etti.
Libya konusunun da gündeme geldiği görüşmede Erdoğan, Türkiye, İtalya, Katar ve Libya’nın katılımıyla oluşturulan Dörtlü İşbirliği Süreci’nin bölgesel istikrar açısından önemli bir platform olduğunu vurguladı. Bu mekanizma çerçevesindeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Erdoğan, iş birliğinin ilerleyen dönemde daha da güçlendirilmesini hedeflediklerini dile getirdi.
Meloni ile yapılan kabulde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan eşlik etti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İkili Görüşme
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO Zirvesi kapsamındaki bir diğer önemli diplomatik teması ise Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile gerçekleşti. Basına kapalı olarak yapılan görüşmede, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç eşlik etti.
Erdoğan ve Starmer Görüşmesinin Ardından İkili Anlaşmalar İmzalandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zirve kapsamındaki son ikili teması ise İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile gerçekleşti. Basına kapalı olarak yapılan görüşmede Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkiler başta olmak üzere karşılıklı iş birliği alanları ve uluslararası gündemde öne çıkan gelişmeler değerlendirildi.
Starmer ile yapılan kabulde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç eşlik etti.
Görüşmenin tamamlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan ikili anlaşmaları imzaladı. İmzalanan anlaşmalarla birlikte Türkiye ile İngiltere arasındaki diplomatik ve stratejik ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik önemli bir adım atılmış oldu.
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen bu yoğun diplomasi trafiği, Türkiye’nin hem NATO içerisindeki etkin rolünü hem de Avrupa ülkeleriyle ikili ilişkilerini geliştirme yönündeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
