
WMO’nun değerlendirmelerine göre El Niño’nun geri dönüşü, özellikle okyanus yüzey sıcaklıklarında belirgin bir artışa neden olarak atmosferik dolaşımı değiştirecek. Bu değişim, bazı bölgelerde aşırı sıcaklık dalgaları ve kuraklık riskini artırırken, diğer bölgelerde ise yoğun yağışlar ve sel olaylarını tetikleyebilir.

Bilim insanları, El Niño’nun etkilerinin yalnızca kısa vadeli hava olaylarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda küresel ortalama sıcaklıkların yükselmesinde de kritik bir görev aldığını vurguluyor. Bu nedenle 2026 yılı, iklim değişikliğinin etkilerinin daha belirgin hissedilebileceği bir dönem olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar ayrıca, özellikle tarım, su kaynakları ve enerji sistemlerinin bu süreçten doğrudan etkilenebileceğine dikkat çekiyor. Küresel ölçekte hazırlık yapılması gerektiği belirtilirken, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesinin ve iklim adaptasyon politikalarının hızlandırılmasının önemine vurgu yapılıyor. WMO’nun açıklaması, önümüzdeki yıllarda iklim risklerinin daha da artabileceğine işaret ederken, El Niño’nun olası dönüşü dünya genelinde yakından takip ediliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) İklim Tahmin Birimi Şefi Wilfran Moufouma Okia, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nde düzenlenen haftalık basın toplantısında, “Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi” başlıklı yeni rapora ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Okia, raporun özellikle 2026 yılına ilişkin iklim projeksiyonlarının dikkat çekici değişimler içerdiğini belirterek, yılın ortalarına doğru El Nino hava olayının yeniden etkili olma ihtimalinin giderek arttığını ifade etti. Bu gelişmenin, küresel ölçekte sıcaklık dağılımı ve yağış rejimlerinde belirgin değişiklikler yaratabileceği uyarısında bulundu.
Raporda yer alan verilerin, Ekvator Pasifik bölgesinde belirgin bir okyanus-atmosfer değişimine işaret ettiğini vurgulayan Okia, bu sürecin deniz yüzeyi sıcaklıklarının hızlı bir şekilde yükselmesine neden olduğunu söyledi. Bu ısınmanın, El Nino koşullarının oluşumu açısından kritik bir gösterge olduğuna dikkat çekti.
Okia, mevcut iklim modellemelerine göre El Nino koşullarının 2026 yılı Mayıs-Temmuz döneminde ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, “El Nino koşullarının Mayıs-Temmuz 2026 gibi erken bir tarihte geri dönmesi muhtemel” ifadelerini kullandı.
Ayrıca önümüzdeki üç aylık döneme ilişkin genel iklim görünümünü de değerlendiren Okia, dünya genelinde kara yüzeyi sıcaklıklarının büyük ölçüde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin beklendiğini söyledi. Bu durumun bölgesel olarak yağış düzenlerinde farklılaşmalara yol açacağına da işaret etti.
Okia, yılın başında iklim sisteminin nötr koşullarda seyrettiğini, ancak son güncellemelerin El Nino sürecinin başlangıcına dair güçlü sinyaller verdiğini aktardı. Bu eğilimin önümüzdeki aylarda daha da belirginleşme olasılığının yüksek olduğunu da sözlerine ekledi.
El Nino ve La Nina, Pasifik Okyanusu merkezli doğal iklim olayları olarak biliniyor. El Nino dönemlerinde okyanus yüzeyi sıcaklıklarının artmasıyla birlikte küresel ölçekte hava sıcaklıklarında yükselme ve bazı bölgelerde aşırı yağışlar görülürken, La Nina ise bunun tam tersi şekilde daha serin hava koşullarına ve farklı yağış dağılımlarına yol açıyor. Bu iki olay arasında yaşanan geçiş dönemlerinde ise atmosferik sistem genellikle “nötr” yani normal koşullarda seyrediyor.
