
Açıklamalarda, Washington yönetiminin hem askeri hem de diplomatik başlıkları eş zamanlı olarak takip ettiği, sahadaki gelişmelerin ise önceden belirlenen plan çerçevesinde ilerlediği mesajı öne çıktı.

ABD tarafı, İran ile yürütülen görüşmelerin yalnızca bölgesel gerilimi azaltma değil, aynı zamanda daha geniş bir diplomatik çözüm zemini oluşturma potansiyeline sahip olduğunu değerlendiriyor.

Leavitt’in sözleri, mevcut süreçte müzakerelerin kritik bir aşamaya girdiğine işaret ederken, İran’ın bu fırsatı değerlendirmesi halinde bölgedeki tansiyonun düşebileceği yönündeki beklentileri de beraberinde getirdi. Buna karşın, operasyonların devam etmesi ABD’nin hem baskı hem de diplomasi kanallarını aynı anda sürdürdüğünü gösteren bir yaklaşım olarak yorumlanıyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü askeri operasyonlara dair yeni açıklamalarda bulundu. Operasyonların planlandığı şekilde ilerlediğini ve “başarılı bir seyir izlediğini” ifade eden Leavitt, ABD ordusunun sahada İran yönetimine karşı her geçen gün daha avantajlı bir konuma geçtiğini savundu.
Kamuya Yansıyan Söylemlerden Farklı Bir Tablo Var
Leavitt, İran yönetiminin kalan unsurlarının, oluşan yıkımın ardından süreci durdurmak ve fırsat varken yeniden müzakere masasına dönmek konusunda giderek daha fazla istek gösterdiğini öne sürdü.
İran tarafından kamuoyuna yansıyan sert açıklamalar ile perde arkasında yürütülen temasların birbirinden farklı olduğunu belirten Leavitt, “Açık söylemler ile bize özel olarak iletilen mesajlar arasında ciddi farklar var” dedi. Görüşme süreçlerinin devam ettiğini ve genel olarak olumlu ilerlediğini de ekledi.
Trump’tan Operasyonlara Geçici Ara Talimatı
Leavitt, bu gelişmeler ışığında ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın enerji altyapısı ve elektrik santrallerine yönelik planlanan bazı saldırıların ertelenmesi için 10 günlük bir ara verilmesi yönünde talimat verdiğini aktardı. Buna rağmen operasyonların tamamen durmadığını, askeri faaliyetlerin sürdüğünü de vurguladı.
Açıklamasında bugüne kadar gerçekleştirilen saldırılara ilişkin rakamlar da paylaşan Leavitt, “11 binden fazla hedefin vurulduğunu” ifade etti. Ayrıca İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitesinde yaklaşık yüzde 90 oranında bir düşüş yaşandığını, bunun da ABD’nin operasyonel üstünlüğünü gösterdiğini ileri sürdü. İran donanmasının büyük bölümünün de etkisiz hale getirildiğini, 150’den fazla deniz aracının imha edildiğini ve bunların büyük kısmının ana savaş gemilerinden oluştuğunu söyledi.
Tarihi Bir Fırsat Vurgusu
Leavitt, İran’ın geçmiş yönetimlerinin ABD ile yapılan müzakereleri oyalama amacıyla kullandığını ve süreci manipüle ettiğini iddia ederek, mevcut görüşmelerin İran için kaçırılmaması gereken “tarihi bir fırsat” olduğunu dile getirdi.
Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerinden geçecek gemilerle ilgili tartışmalara da değinen Leavitt, İran’ın bu geçişler üzerinde kontrol kurma veya ücret talep etme girişimlerinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Bu kapsamda, daha önce açıklanan 10 gemilik ve ardından duyurulan 20 gemilik geçiş planlarının, ABD ile İran arasındaki doğrudan ve dolaylı görüşmelerin bir sonucu olarak şekillendiğini ifade etti.
Askeri Seçenekler ve Olası Kara Harekâtı
Trump’ın olası bir kara operasyonu veya sahada asker bulundurulması konusundaki tutumuna ilişkin soruları da yanıtlayan Leavitt, başkanın bu seçenekleri kesin bir şekilde dışlamadığını söyledi. Askerî planlamada geniş bir seçenek yelpazesinin hazır tutulmasının Pentagon’un sorumluluğu olduğunu da vurguladı.
Körfez Ülkeleri ve Mali Katkı Çağrısı
Leavitt ayrıca, Trump’ın Körfez’deki müttefik ülkelerin operasyonların mali yüküne katkı sağlaması fikrine olumlu yaklaşabileceğini ifade etti. İran’la yürütülen çatışma ve operasyonların, belirlenen hedeflere ulaşılana kadar devam edeceğini belirten Leavitt, daha önce gündeme gelen 4 ila 6 haftalık operasyon süresi öngörüsünün geçerliliğini koruduğunu sözlerine ekledi.
