
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açarken, petrol fiyatları da bu gelişmelerden doğrudan etkilendi. Brent petrolün varil fiyatı 112,5 dolara kadar yükselirken, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının aynı hızda artmamasının arkasında “eşel mobil sistemi” olarak bilinen vergi mekanizması yer aldı. Bu sistem, pompa fiyatlarındaki artışı sınırlayarak tüketiciyi ani ve yüksek zamların etkisinden koruyan bir tür mali denge unsuru olarak devreye girdi.

Uzmanların değerlendirmelerine göre, söz konusu vergi düzenlemesi devrede olmasaydı, özellikle motorin fiyatlarında çok daha sert artışlar yaşanacaktı. Hesaplamalar, mevcut koşullarda motorinin litre fiyatının 91 liraya kadar çıkabileceğine işaret ediyor. Ancak eşel mobil uygulaması sayesinde bu potansiyel artışın önemli bir bölümü tüketiciye yansıtılmadı.

Eşel mobil mekanizması, akaryakıt üzerindeki Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) esnek şekilde ayarlanmasına dayanıyor. Uluslararası petrol fiyatları ya da döviz kuru yükseldiğinde, normal şartlarda pompa fiyatlarının da artması gerekiyor. Ancak bu sistemde devlet, ÖTV oranını düşürerek fiyat artışını frenliyor. Böylece maliyet artışı doğrudan tüketiciye yansıtılmak yerine vergi gelirlerinden karşılanmış oluyor.

Tam tersi durumda, yani petrol fiyatları ya da kur gerilediğinde ise ÖTV yeniden artırılarak kamu gelirlerinde denge sağlanıyor. Bu yönüyle eşel mobil sistemi, hem fiyat oynaklığını azaltan hem de bütçe dengesini gözeten çift yönlü bir mekanizma olarak dikkat çekiyor.

Son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin etkisiyle enerji maliyetlerinin hızla yükselmesi, bu sistemin önemini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, eşel mobil uygulamasının kısa vadede tüketiciyi koruyan etkili bir araç olduğunu belirtirken, uzun vadede sürdürülebilirliği konusunda ise maliyetlerin kamu bütçesine yük oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Petrol fiyatlarındaki sert yükselişe rağmen Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının görece daha sınırlı artmasının arkasında, ÖTV’nin bir “kalkan” gibi kullanıldığı eşel mobil sistemi bulunuyor. Bu mekanizma olmasaydı, sürücüler bugün çok daha yüksek akaryakıt fiyatlarıyla karşı karşıya kalabilirdi.
Orta Doğu’da devam eden savaşta taraflar zaman zaman müzakere ihtimalini yoklasa da sahadaki çatışmalar hız kesmeden sürüyor. Bu süreçte özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel enerji piyasalarında ciddi bir arz daralmasına yol açtı.
Bunun sonucunda petrol fiyatları hızlı bir şekilde yükselirken, Brent petrolün varil fiyatı bu haftayı 110 dolar seviyesinin üzerinde kapattı. Küresel ölçekte yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına da artış olarak yansımaya devam ediyor. Ancak devlet tarafından uygulanan “eşel mobil” sistemi, pompa fiyatlarındaki yükselişi bir ölçüde sınırlıyor. Bu sistem devrede olmasaydı, fiyat artışlarının çok daha yüksek seviyelere ulaşacağı belirtiliyor.
Mart Ayında Yüzde 50’yi Aşan Artış
Savaşın başlamasının üzerinden yaklaşık bir ay geçerken petrol fiyatlarında dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Mart ayı boyunca petrol fiyatları yüzde 50’nin üzerinde artış göstererek haftayı 112,5 dolar seviyesinde tamamladı. Bu sert yükseliş, doğal olarak iç piyasada akaryakıt fiyatlarına da baskı oluşturdu. Ancak hükümetin devreye aldığı eşel mobil sistemi kapsamında ÖTV’den yapılan indirimler sayesinde, bu artışların tüketiciye daha sınırlı şekilde yansıması sağlandı.
Pompadaki Artış Yarı Yarıya Frenlendi
Akbank Ekonomik Araştırmalar birimi tarafından yapılan değerlendirmede, eşel mobil uygulamasının fiyatlar üzerindeki etkisi detaylı şekilde incelendi. 26 Şubat ile 25 Mart tarihleri arasındaki dönemde, sistemin devrede olması sayesinde fiyat artışlarının önemli ölçüde sınırlandığı görüldü.
Benzinde normal şartlarda yüzde 30,1 olması beklenen artış yüzde 10,0’da kaldı, Motorinde yüzde 56,2’lik artış potansiyeli yüzde 28,6 seviyesinde gerçekleşti, LPG’de ise yüzde 1,9 yerine yalnızca yüzde 0,5 oranında artış yaşandı. Bu veriler, eşel mobil sisteminin özellikle benzin ve motorin fiyatlarında tüketici üzerindeki yükü ciddi ölçüde azalttığını ortaya koyuyor.
Eşel Mobil Olmasaydı Fiyatlar Çok Daha Yüksek Olacaktı
Akbank Başekonomisti Çağrı Sarıkaya, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, LPG tarafında büyük bir baskı oluşmadığını ancak benzin ve motorinde artışın önemli bir kısmının nihai fiyatlara yansıtılmadığını ifade etti. Sarıkaya’ya göre, eşel mobil sistemi uygulanmasaydı benzin fiyatı 62,5 TL yerine yaklaşık 74 TL seviyesine, motorin fiyatı ise 68,6 TL yerine 85,3 TL’ye kadar yükselecekti. Ayrıca motorin fiyatlarına cuma gecesi itibarıyla yapılan zam da dikkate alındığında, bu rakamın yaklaşık 91 TL seviyesine kadar çıkabileceği vurgulandı.
Maliyet Artışlarının Diğer Fiyatlara Yansıma Riski Büyüyor
Uzmanlar, mevcut tablo değerlendirildiğinde en büyük baskının motorin fiyatları üzerinde oluştuğuna dikkat çekiyor. Motorinin özellikle taşımacılık ve lojistik sektöründe yoğun şekilde kullanılması, bu ürünü ekonomik açıdan kritik bir noktaya taşıyor. ÖTV marjının motorinde büyük ölçüde tükenmiş olması da fiyatları daha hassas hale getiriyor.
Eşel mobil sistemine rağmen motorin fiyatlarında bir ayda yaklaşık yüzde 28’lik artış yaşanması, bu maliyetlerin zamanla nihai mal ve hizmet fiyatlarına yansıma ihtimalini artırıyor. Bu durum da enflasyon üzerinde ek bir baskı oluşturabilecek önemli bir risk olarak öne çıkıyor.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN