
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, uzun süredir gündemi meşgul eden İsrail-İran gerilimine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu’daki hassas dengeleri sarsan gelişmelerin perde arkasına işaret eden Erdoğan, İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine yönelik iddialarını yalnızca bir “bahane” olarak nitelendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür söylemlerin ardında çok daha kapsamlı ve derin planların yattığını belirtti. “Ortadoğu’da barışın tesisini engelleyen bu tür kışkırtmalar, aslında görünenden çok daha sinsi emellerin dışavurumudur,” diyen Erdoğan, saldırıların sadece askeri ya da stratejik boyutla sınırlı olmadığını, bölge halklarını istikrarsızlaştırmayı amaçlayan geniş çaplı bir senaryonun parçası olduğunu vurguladı.
Erdoğan konuşmasında, İsrail’in bölgede gerilimi tırmandıran adımlarını eleştirirken, bu eylemlerin uluslararası hukuk açısından da ciddi tartışmalara yol açtığını ifade etti. İran’la yaşanan gerilimin sadece bu iki ülkeyi değil, tüm bölgeyi tehdit eden bir risk taşıdığına dikkat çeken Erdoğan, “Bu kriz, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barışı da tehdit ediyor,” dedi.
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin çatışmaların büyümesini önlemeye yönelik diplomatik girişimlerde bulunmaya hazır olduğunu belirterek, uluslararası toplumun da sessiz kalmaması gerektiğini sözlerine ekledi. Erdoğan, “Barış ve istikrarı savunan tüm ülkelerin bu sinsi planlara karşı birlikte hareket etmesi şarttır,” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarında, Türkiye’nin bölgesel barış ve iş birliğinden yana olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Hiç kimse Ortadoğu’yu yeniden bir ateş çemberine çevirecek hesapların peşine düşmemeli. Aksi halde bunun bedeli yalnızca birkaç ülke için değil, tüm insanlık için ağır olur,” şeklinde konuştu.
Bu açıklamalarla birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu’daki mevcut krizin sadece görünen nedenlerle sınırlı olmadığını, arka planda çok daha karmaşık ve uzun vadeli hedeflerin bulunduğunu net bir şekilde dile getirmiş oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Kabine görüşmeleri sona erdi. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Erdoğan, iç ve dış politika ile ekonomiye dair kritik mesajlar verdi. Gündemin öne çıkan başlıkları arasında Ortadoğu’daki tırmanan gerilim, savunma sanayiindeki son gelişmeler ve diplomatik temaslar yer aldı.
Konuşmasına, vatandaşların geride kalan Kurban Bayramı’nı kutlayarak başlayan Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin savunma sanayisinde ulaştığı başarıları vurguladı. Özellikle milli muharip uçak KAAN’ın Endonezya’ya ihracı konusunda varılan mutabakata dikkat çekti.
Ortadoğu’daki Gerilim ve İsrail-İran Krizi
13 Haziran’da İsrail tarafından İran’a yönelik başlatılan saldırıya da ilk kez kamuoyu önünde değinen Erdoğan, Ortadoğu’daki mevcut durumun ciddiyetine işaret etti. Bölgede süregelen savaşlar ve gerilimlerin kaygı verici olduğunu dile getirerek, “Rusya-Ukrayna savaşı tüm şiddetiyle devam ediyor. Pakistan ile Hindistan arasındaki çatışma ihtimali hâlâ bölgesel bir tehdit unsuru. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü sistematik saldırılar, Lübnan ve Suriye’de yürüttüğü operasyonlar hepimizin vicdanını derinden yaralıyor,” şeklinde konuştu.
İsrail’in İran’ın nükleer tesislerini hedef aldığı saldırıların arkasında daha derin ve gizli emeller olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, bu girişimlerin bölgede daha büyük istikrarsızlıklara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Sorunlar Diplomasiyle Çözülmeli
Erdoğan, İran’ın nükleer programına dair tartışmaların geçmişte olduğu gibi bugün de müzakere ve diplomasi zemininde ele alınması gerektiğini vurguladı. Cuma gününden bu yana hem kendisinin hem de Dışişleri Bakanı’nın yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü ifade ederek, “Görüşmelerde, İsrail’in hukuk tanımaz saldırgan tutumunun sadece bölge için değil, dünya barışı için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getirdik. Türkiye olarak, arabuluculuk da dahil olmak üzere üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız,” dedi.
“Masada çözülmesi mümkün olan meselelerin bombalarla, kanla, yıkımla bastırılmaya çalışılması, sadece felaket getirir,” diyen Cumhurbaşkanı, İsrail’in bu politikalarının hem kendisi hem de bölge için geri dönülemez sonuçlara yol açabileceğini dile getirdi.
Bölgede Hiçbir Ülke Yalnızca Kendi Sınırlarıyla Sınırlı Değildir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan her olayın yalnızca ilgili ülkeyi değil, çevresindeki toplumları ve hatta tüm insanlığı etkilediğini belirtti. Filistin’e yönelik saldırıların yalnızca birkaç milyonluk bir halkın dramı olmadığını, aynı şekilde İran’a yapılan saldırıların da sadece İran’a dair bir mesele sayılamayacağını vurguladı.
Türkiye’nin ise sahip olduğu tarihsel ve coğrafi konum itibariyle çok daha geniş bir etki alanına sahip olduğunun altını çizdi. “İsrail, gerçekleştirdiği her saldırıyla, döktüğü her damla kanla ve işlediği insanlık suçlarıyla kendi varlığını tehlikeye atmaktadır,” diyerek İsrail’in politikalarını sert bir dille eleştirdi.
Türkiye, Medeniyetinin Gereğini Yapıyor
Konuşmasının devamında Türkiye’nin dış politikasında insani değerleri önceleyen bir tutum benimsediğini ifade eden Erdoğan, Türk milletinin adalet, vicdan ve hakkaniyet temelinde hareket ettiğini belirtti. Bu çerçevede sadece Türkiye’de değil, bölgede de birlik ve beraberliği sağlamaya dönük adımların sürdürüleceğini söyledi.
“Tarihi boyunca onurlu bir duruş sergileyen bir millet olarak, gerektiğinde toprağın üstünde onursuzca yaşamaktansa, toprağın altında şereflice yatmayı tercih ederiz,” diyen Cumhurbaşkanı, bu iradenin sadece sözde değil, fiiliyatta da defalarca ortaya konduğunu ifade etti.
Savunma Sanayii’nde Büyük Atılım: Artık Söz Bizde
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 23 yılda Türkiye’nin savunma sanayiinde katettiği mesafeye de dikkat çekerek, gelinen noktanın kolay elde edilmediğini belirtti. Özellikle insansız hava araçları (İHA/SİHA) alanında Türkiye’nin dünyada söz sahibi bir ülke haline geldiğini, zırhlı kara araçları üretiminde ise artık küresel bir marka konumuna erişildiğini vurguladı.
Savunma alanında yerlilik ve millilik oranının ciddi seviyelere ulaştığını kaydeden Erdoğan, “Artık dışa bağımlılıktan kurtulduk. Tasarımıyla, yazılımıyla, donanımıyla kendi ürünlerimizi geliştiriyoruz. Bundan sonra kimse Türkiye’ye efelenmeyi göze alamayacak bir savunma kapasitesine sahip olacağız,” şeklinde konuştu.
Ancak bu başarıların içeriden gelen engellemelere rağmen elde edildiğini ifade eden Erdoğan, “Kimi zaman bize benzeyen ama aslında emperyalizmin yerli işbirlikçileri olan bazı odakların engellemelerine rağmen bu noktaya geldik. Onları da unutmadık, unutmayacağız,” diyerek sözlerini tamamladı.
