
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın son açıklamalarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, Öcalan’ın yıllarca süren mücadelesinin ardından bir dönemi “cesaretle kapatmış” olduğuna dikkat çekti. DEM Parti’nin ilk grup toplantısında konuşan Hatimoğulları, Öcalan’ın çağrısının yalnızca PKK ile sınırlı olmadığını vurguladı ve bu manifestonun çok daha geniş bir kesimi kapsadığını ifade etti.
Hatimoğulları, açıklamalarında manifestonun yalnızca PKK’nın yönetimindeki yapıları hedef almadığını, Türkiye’nin genelinde demokratik bir değişim ve çözüm sürecinin parçası olarak geniş bir toplum kesimine hitap ettiğini belirtti. Bu yaklaşım, sadece Kürt sorununun çözümünü değil, aynı zamanda toplumsal barışın inşa edilmesini ve tüm halkların eşit haklar temelinde bir arada yaşamasını savundu.
Ayrıca Hatimoğulları, DEM Parti olarak, toplumsal yapının daha adil ve özgür bir hale gelmesi için tüm taraflarla diyalog içerisinde olacaklarını ve bu manifestonun, barışçıl bir çözüm için bir fırsat sunduğunu ifade etti. Hatimoğulları, aynı zamanda Türkiye’deki tüm siyasi güçleri bu çağrıyı ciddiyetle değerlendirmeye davet etti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. 8 Mart haftasına dair konuşan Hatimoğulları, “Bu topraklarda barışı inşa edeceğiz. Kadınların özgürce yaşadığı bir coğrafyayı hep birlikte yaratacağız. İktidar, 2025 yılını ‘Aile Yılı’ olarak ilan etti. Ancak biz, kadının hayatına müdahale eden bu anlayıştan derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz. Kadın bedeninden ve sağlığından ellerinizi çekin” dedi.

Kadın Yoksulluğu Sadece Ekonomik Bir Sorun Değildir
Hatimoğulları, kadın yoksulluğunun sadece ekonomik bir mesele olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Kadınların şiddetle mücadele etmesi için izlenecek yol haritası bellidir. Bizler, bu meseleyi alanlarda ve meydanlarda, Türkiye’deki kadın hareketiyle birlikte dile getirdik. Her bir kadın milletvekili, bu durumu kürsülerden haykırdı. Öncelikli olarak, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi gerekmektedir. Kadınlara dayatılan yoksulluk anlayışından bir an önce vazgeçilmelidir. Kadın yoksulluğu yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Ekonomik krizle birlikte kadınların giderek daha da yoksullaşmasına neden olan bu politikalar sona erdirilmelidir. Cinsiyet eşitlikçi ekonomi politikaları bir an önce uygulanmalıdır. Kadınların sorunlarına duyarlı belediyelere ise iktidar kayyum atamaktadır.”
Öcalan’ın Çağrısı ve Demokrasi Mücadelesi
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın çağrısına değinerek şunları söyledi: “Artık korkuların ve kaygıların değil, demokrasi, özgürlük ve adalet taleplerinin yaşamımıza girmeye başladığı bir döneme yaklaşıyoruz. Sayın Öcalan, bir asrı cesaretle geride bırakmıştır. Bu çağrının muhatabı sadece PKK değil, devlettir ve aynı zamanda muhalefetin tamamıdır. En önemli muhataplardan biri de Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Parlamento, hızla demokrasi alanını genişletmelidir. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı, ancak demokrasi ile taçlandırıldığında kalıcı barış mümkün olacaktır. Türkiye’nin önündeki süreçte temel mücadele dinamiği adalet ve özgürlüktür. İktidar, bu çağrının gereğini yerine getirdiğinde, bütün halklar ve inanç grupları büyük kazanımlar elde edecektir. Türkiye kesinlikle barışa kavuşacaktır.”
Adım Atması Gerekenler: İktidar ve Devlet
Hatimoğulları, PKK’nin ateşkes ilanını barış inancını pekiştiren bir gelişme olarak değerlendirerek, “Bu umudun daha da büyümesi için PKK’nin kongresini toplayacağı zeminin oluşturulması ve sınır ötesi operasyonların durdurulması çok önemlidir. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için adım atması gerekenler, iktidar ve devlettir” ifadelerini kullandı. Barışın ancak dilde değil, eylemde inşa edilebileceğini belirten Hatimoğulları, “Barış, siyasetin ve güncel politik tartışmaların ötesindedir” dedi.
Barışın Yolu: Eylem ve Cesaret
Konuşmasının sonunda, Barış Anneleri’nin çağrısına atıfta bulunan Hatimoğulları, “Artık Türkiye’nin konuşma zamanı geldi. Demokratik siyaset, geleceğe bırakılacak en değerli mirastır. Türk halkına sesleniyorum, bu gelişmelerin barış ve çözümle sona ermesi yalnızca Kürt halkına fayda sağlamayacaktır. Devletin resmi ideolojisinin oluşturduğu sistem, bu kafa karışıklığının kaynağıdır. Ancak bu süreç, tüm halklar için kazanım sağlayacak, hepimiz kendi dilimiz ve inancımızla özgür bir yaşam süreceğimiz bir dönemin başlangıcı olacaktır” dedi.
Hatimoğulları, “Bölünme kaygısını artıranlar, kandan beslenenlerdir. Bir çağ kapanırken, başka bir çağ açılmak üzere. Bizler, ortak geleceğimizi kurmak için hazırız. Barış yolunda adımlarımızı kararlılıkla atacağız” şeklinde konuştu. Ayrıca, “Sevgili Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi, barış ağacına bir damla su verme zamanı. Barış Anneleri’nin en ağır bedelleri ödeyerek barış tohumlarını fideye dönüştürdüğü mücadelelerinin önünde saygıyla eğiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Tabutları Değil, Birbirimizi Kucaklayalım
Hatimoğulları, Barış Anneleri’nin mesajını aktarmayı sürdürerek, “Anneler, savaş değil barış istiyoruz diyorlar. Artık bahar gelsin. Asker annelerine de sesleniyoruz, acılarımız arasında bir fark yok. Bundan sonra tabutları kucaklamayalım, çocuklarımızı ve birbirimizi kucaklayalım” dedi.
