
Türkiye, iki yıl önce bugün, Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerle sarsıldı. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ili etkileyen bu yıkıcı sarsıntılar, 53 bin kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştu. Depremlerin yıl dönümünde, alanında uzman bilim insanları, gelecekteki olası büyük depremlere dair uyarılarını bir kez daha gündeme getirdi. Bu uzmanlardan biri olan Prof. Dr. Naci Görür, deprem riski taşıyan bölgelerle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Görür, ülkemizdeki mevcut verilerin, bazı bölgelerde büyük depremlerin kesinlikle olacağına işaret ettiğini belirtti. Özellikle Erzincan, Tunceli ve Bingöl illerinin, yakın zamanda büyük bir deprem riski taşıyan bölgeler olarak öne çıktığını vurgulayan Görür, bu illerin bulunduğu bölgelerdeki fay hatlarının aktifliğini ve geçmişteki deprem verilerini göz önünde bulundurduğunda, burada çok güçlü sarsıntıların yaşanabileceğini söyledi.
Marmara Bölgesi için de kritik bir uyarı yaptı. Prof. Dr. Görür, Marmara’da 7 ve daha büyük bir depremin kesin olarak gerçekleşeceğini ifade etti. Yıllardır bu bölgedeki fay hatlarının üzerinde yapılan çalışmalar, Marmara’nın büyük bir deprem tehlikesi taşıdığını gösteriyor. Görür, bu bölgedeki riskin arttığına ve zaman içinde büyüyen bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekerek, bölge sakinlerinin bu konuda daha dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin birçok bölgesindeki fay hatları, uzun yıllar boyunca büyük depremlerle bilinen ve aktif olan yerlerdir. 1999 İzmit Depremi gibi, yıkıcı etkiler bırakan büyük felaketlerin ardından yapılan araştırmalar, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye devam etmesi gerektiğini gösteriyor. Deprem bilimciler, hem yerel yönetimleri hem de halkı bu konuda bilinçlendirmek adına çeşitli uyarılar yapmaya devam ediyor.
Prof. Dr. Görür, depremlerle ilgili araştırmalarına ve uyarılarına devam ederken, toplumun da bu konuda daha fazla bilgi edinmesi gerektiğini vurguladı. Gelişen teknoloji ve bilimsel veriler ışığında, deprem riski taşıyan bölgelerde daha güvenli yapılar inşa edilmesi gerektiğini ve toplumun bilinçlendirilmesinin, büyük felaketlerin önlenmesi açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Türkiye’deki büyük depremler ve bunların olası etkileri konusunda dikkatli olunması gerektiği bir kez daha gündeme geldi. Prof. Dr. Görür’ün uyarıları, ülkenin gelecekteki depremlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini gösteriyor. Depremler, hiçbir zaman tamamen önlenemez, ancak hazırlık ve önlemlerle etkileri azaltılabilir.
Bugün, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin yıl dönümü. Acılar hala taze, kayıpların yarası ise derin. Geride bıraktığımız 2 yıl boyunca kaybettiklerimizin acısı, yaşamımızın her anına sirayet etti. Deprem konusunda sıkça uyarılarda bulunan, Yer Bilimci ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, bu anlamlı günde önemli açıklamalarda bulundu. NTV’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’nin büyük deprem tehlikesiyle yüzleşmeye devam ettiğini vurguladı.
Prof. Dr. Görür, Kahramanmaraş depreminin ardından, “Yıkılanları onarmak için birçok şey yapıldı, ancak eski duruma dönmek, bizi kurtaracak bir çözüm değil,” diyerek sözlerine başladı. Bu noktada, depremzedelere yeniden eski yaşamlarına dönme çabalarının bir dereceye kadar önemli olduğunu kabul etse de, asıl amacın deprem riski olan bölgelerde sağlam, dayanıklı ve deprem dirençli yapılar inşa etmek olduğuna dikkat çekti. Bu tür yapılar, sadece binaların değil, kentsel yaşamın tüm yönlerinin deprem güvenliğini sağlamak için büyük önem taşıyor. Görür, “İki yıl boyunca yaptığımız şeyler, yalnızca yaraları sarmakla sınırlı kaldı. Gerçekten depreme dayanıklı kentler oluşturmak için henüz daha çok yol kat etmemiz gerekiyor,” ifadelerini kullandı.

6 Şubat Depremleri Sürpriz Değildi
Prof. Dr. Görür, Kahramanmaraş ve çevresindeki büyük depremin sürpriz olmadığını belirtti. Türkiye’nin deprem riski taşıyan bir ülke olduğunu uzun yıllardır dile getiren Görür, Güneydoğu’daki depremin beklenen bir olay olduğunu söyledi. “Bu depremin olacağını biz yıllardır öngörüyorduk ve bunu sıkça dile getirdik. Yerel ve merkezi yönetimler, halk da bu tehlikeyi biliyordu,” diye konuştu. Görür, Türkiye’nin deprem riski konusunda gerçekçi bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Deprem Ülkesi, Her Yerde Deprem Olabilir
Türkiye’yi deprem ülkesi olarak kabul etmenin en doğru yaklaşım olduğunun altını çizen Prof. Dr. Görür, “Türkiye’nin herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda, herhangi bir büyüklükte deprem meydana gelebilir. Bu yüzden deprem hazırlıklarını tüm ülke genelinde yapmak zorundayız,” dedi. Görür, özellikle depreme dayanıklı kentler ve köyler oluşturulmasının önemine vurgu yaptı. “Bölgesel olarak deprem riski olan yerleri sınıflandırarak, bazı bölgelerde tedbir alınması gerektiği düşüncesine kapılmamalıyız. Türkiye’nin her bölgesi, deprem riski taşır ve buna göre tedbirler alınmalıdır,” ifadelerini kullandı.
Deprem Riski Taşıyan Bölgeler: Erzincan, Tunceli, Bingöl
Prof. Dr. Görür, özellikle Erzincan, Tunceli ve Bingöl arasındaki bölgelerin yakın zamanda büyük bir depreme yol açabilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. Erzincan ile Bingöl Karlıova arasında yer alan Yedisu Fayı’nın oldukça riskli bir alan olduğunu ifade etti. Yedisu Fayı üzerinde son büyük depremin 1790’larda meydana geldiğini ve bu fayın yaklaşık her 250 yılda bir büyük deprem ürettiğini vurgulayan Görür, 250 yılın dolmak üzere olduğuna ve bu bölgedeki deprem riskinin 2030’larda yüksek olduğunu söyledi.
Depremi Öne Çekebilecek Farklı Dinamikler
Prof. Dr. Görür, Bingöl Karlıova ile Bingöl Göynük arasında da önemli bir risk olduğunu belirtti. Bu bölgede, 1860-1866 yıllarında meydana gelen bir deprem olduğunu ancak bu fayın hâlâ kırılmadığını ifade etti. Görür, Doğu Anadolu Fayı’nın kırıldığını, ancak Bitlis Zagros kenet kuşağının deprem üretmediğini belirterek, Adıyaman, Siirt, Diyarbakır ve Hakkari bölgelerinin sıkışma altında olduğunu ve bu durumun büyük bir depremin öne çekilmesine neden olabileceğini söyledi.
Marmara’da Deprem Tehdidi
Marmara Bölgesi için de kesin bir deprem öngörüsü olduğunu belirten Görür, Marmara’da büyük bir deprem bekleniyor. Bölgede bir deprem meydana gelme olasılığının, önceden yapılan çalışmalara göre oldukça yüksek olduğunun altını çizdi. ABD’li bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmada, Marmara Denizi’nde 7 büyüklüğünde bir depremin olma olasılığının 30 yıl içinde yüzde 47 olduğuna dikkat çekti. “Bu çok büyük bir olasılık, bu bölgeyi depreme hazırlamak zorundayız,” dedi.
Marmara’daki yüksek deprem riski konusunda halkın bilincinin artırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Görür, “Bütün veriler, Marmara’da büyük bir deprem olacağını gösteriyor ve bu konuda yapılacak hazırlıklar, insanların hayatlarını kurtarabilir,” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki deprem tehdidi büyük, ancak doğru önlemler alındığında can ve mal kayıpları en aza indirilebilir.
Kaynak: NTV
