
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Jon Finer, Suriye’deki ABD askerlerinin varlığının özel ve önemli bir nedenle sürdüğünü ifade etti. Finer, ABD askerlerinin DEAŞ’la mücadele için 10 yıldan uzun bir süredir Suriye’de bulunduklarını ve bu misyona hala bağlı olduklarını belirtti. ABD askerlerinin Suriye’de kalıp kalmayacağına dair bir soruya ise “evet” yanıtını verdi.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, Suriye’deki ABD askerlerinin varlığının tek amacının DEAŞ’la mücadele olduğunu vurguladı. Kirby, Suriye’de küçük bir askeri varlıklarının bulunduğunu ve askerlerinin orada gerçekten tek bir amaç için bulunduklarını, o da DEAŞ’a karşı mücadeleye devam etmek olduğunu ifade etti.
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, ABD’nin daha önce de Suriye’den çekilme kararı almış olmasına rağmen fiiliyatta bu kararın gerçekleşmediğini belirterek, sözlere değil icraata bakılması gerektiğini ifade etti. Dost ve müttefik ülkelerden beklentilerinin ise PKK/YPG/SDG terör örgütüne yapılan yardım ve desteğin durdurulması ve terörle mücadeleye samimi destek verilmesi olduğunu vurguladılar.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalara göre, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığı, DEAŞ’la mücadele misyonuna devam etmek amacıyla sürdürülmektedir ve bu misyonun sekteye uğramaması gerektiği ifade edilmektedir.
Leavitt, düzenlediği basın brifinginde, ABD’nin Suriye’deki asker varlığını sona erdirme planlarıyla ilgili bir soruyu yanıtladı. Leavitt, Başkan’ın daha önce bu konuda açıklama yaptığını belirterek, ABD ordusunun başkomutanı olarak, asker sevkiyatını her an gözden geçirme hakkının saklı olduğunu vurguladı. Bu açıklama, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığının geleceği hakkında belirsizliklere işaret ediyor.

Trump: Suriye’ye Müdahale Etmemiz Gerekmiyor
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da katıldığı bir imza töreni sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Suriye’deki Amerikan askerlerinin geri çekileceği yönündeki İsrail medyasından çıkan haberlerle ilgili olarak Trump, henüz resmi bir karar almadıklarını belirtti. Ancak Trump, Suriye’nin kendi iç sorunlarıyla uğraştığını ve ABD’nin bu duruma müdahale etmesinin gereksiz olduğunu ifade etti. “Suriye’nin ne yaptığı bizim işimiz değil,” diyen Trump, “Bizim oraya karışmamıza gerek yok. Orada zaten yeterince karmaşa var,” diyerek ABD’nin müdahalesine karşı olduğunu yineledi.

Suriye’deki Durum ve Çekilme Kararının Etkileri
Suriye’deki Amerikan askerlerinin geri çekilmesi, yalnızca ABD’de değil, bölgedeki diğer ülkelerde de endişelere yol açtı. Özellikle İsrail, bu kararın bölgedeki stratejik dengeleri nasıl etkileyeceği konusunda kaygılı. İsrail hükümeti, Suriye’nin toprak bütünlüğüne ilişkin çekilme kararının, özellikle Golan Tepeleri’ndeki stratejik pozisyonlarını zayıflatabileceğinden endişe ediyor. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Golan Tepeleri’ne dair açıklamalarında, bu bölgedeki İsrail işgalinin kalıcı olmasına vurgu yaptı. Golan Tepeleri, uluslararası alanda Suriye toprakları olarak kabul edilse de, İsrail’in askeri ve stratejik kontrolü altında bulunan önemli bir bölge olarak öne çıkıyor.
ABD’nin Çekilmesi: Suriye’deki Kürtler ve İsrail için Ne Anlama Geliyor?
ABD’nin askerlerini Suriye’den çekme kararı, bölgedeki Kürt grupları ve İsrail için derin etkiler yaratabilir. Kürtler, ABD askerlerinin bölgedeki varlığını, güvenliklerini sağlamada kritik bir denge unsuru olarak görüyordu. Amerikalı askerlerin geri çekilmesi, Kürtler için ciddi bir tehdit oluşturabilir, zira Kürtler, uzun süre boyunca ABD ile stratejik işbirliği yaparak, Suriye’nin kuzeyindeki topraklarında özerkliklerini sağlamaya çalıştılar. ABD’nin desteğinin sona ermesi, bu grupların güvende olup olmayacakları konusunda endişelere yol açabilir.
İsrail ise, bu çekilmenin bölgedeki stratejik denetimlerini nasıl etkileyeceği konusunda endişeleniyor. ABD’nin Suriye’den çekilmesi, İsrail’in Golan Tepeleri’ne yönelik tutumunu ve genel güvenlik stratejisini yeniden şekillendirmesini gerektirebilir. İsrail, Suriye’nin iç savaşındaki gelişmelerin, kendi ulusal güvenliği için doğrudan tehdit oluşturabileceğini düşünüyor. Bu bağlamda, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığının sona ermesi, İsrail için belirsizlik yaratabilir.
Suriye’deki durumun karmaşıklığı, ABD’nin bu kararı nasıl uygulayacağı ve sonrasındaki gelişmelerin nasıl şekilleneceği, bölgedeki ülkeler için büyük bir belirsizlik taşıyor. Hem Kürtler hem de İsrail, ABD’nin bu stratejik adımının bölgedeki güç dengelerini nasıl etkileyeceği konusunda derin kaygılar taşımaktadır.
