
Türkiye’de son dönemde yaşanan ve büyük yankı uyandıran “Yenidoğan Çetesi” skandalı, bebek ölümleriyle ilgili başka soruşturmaların da açılmasına yol açtı. Olay, özellikle Altakroury ailesinin sağlıklı doğan Abdullah bebeğin, hastanede yoğun bakıma alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle gündeme geldi. Aile, bebeklerinin ölümünün ardında bir suistimalin olduğunu ve çocuğunun kasıtlı olarak öldürüldüğünü öne sürerek, durumu şikayet etti.

Ailenin avukatı, olayla ilgili olarak adli soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğini belirterek, ailenin şikayetlerinin dosyaya eklenmesini talep etti. Ancak avukat, şu anda dosyanın “memur suçları” kategorisinde olduğunu ifade etti. Bu durumda, soruşturmanın yavaşlayabileceği ve zaman alabileceği vurgulandı. Ayrıca, avukat, olayın sadece bir hasta hatası olmanın ötesinde, daha geniş çaplı bir organize suç olduğunu düşündüklerini dile getirdi.

Avukatın açıklamalarına göre, olayın iç yüzünde daha fazla kişi yer alıyor olabilir. “Kanıtlar var” diyerek, hastanede çalışan hemşirelerden, doktorlara kadar pek çok kişinin bu olayla ilişkili olduğunu belirten avukat, bu durumun örgütlü suç kapsamına alınması gerektiğini ifade etti. Aile avukatı, skandalın büyüklüğünü ve devletin soruşturma sürecinde daha fazla dikkat göstermesi gerektiğini vurguladı.

Başka bir deyişle, olayın sadece bir sağlık hatasından ibaret olmadığı, bunun çok daha derin ve karmaşık bir meselenin parçası olduğu görülüyor. Hemşireler, hastane personeli ve doktorlar arasında bu tür vakaların yaygın olabileceği ve birbirleriyle ilişkili bir suç zinciri oluşturabilecekleri düşünülüyor. Skandalın daha da derinleşmesi ve daha fazla kayıp yaşamamak için olayın tüm yönleriyle soruşturulması gerektiği ifade ediliyor.

Yenidoğan Çetesi skandalı, sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde sağlık sistemine güvenin sarsılmasına neden olacak kadar ciddi bir durum. Bu tür vakaların aydınlatılması ve bir daha yaşanmaması için hukuk, sağlık ve adalet sistemlerinin daha güçlü bir şekilde devreye girmesi gerekiyor.
SGK’dan daha fazla ödeme almak amacıyla, yenidoğan bebeklerin yaşamlarını kaybetmesiyle sonuçlanan bir suç zincirinin parçası olduğu iddia edilen 47 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Sanıklardan 22’si tutuklu. Olayla ilgili yapılan soruşturmalarda, organize suç örgütü üyelerinin, önceden anlaşmalı oldukları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine bebek sevkleri yaparak, en az 10 bebeğin ölümüne neden oldukları ve bu ölüm üzerinden haksız kazanç elde ettikleri öne sürülüyor. Şu ana kadar, çete hakkında yaklaşık 350 şikayet daha yapılmış durumda.
T24’te yer alan Ceren Bala Teke’nin haberine göre, bu zincirle ilgili çarpıcı bir örnek de Abdullah bebeğin ölümüdür. Abdullah bebek, 28 Mart 2023’te sağlıklı bir şekilde dünyaya geldiği Birinci Hastanesi’nde, doğum sonrası yoğun bakım ünitesine alınması gerektiği belirtilmişti. Ancak yalnızca dört gün sonra hayatını kaybetti. Abdullah bebeğin ailesi, olayın kamuoyuna yansımasının ardından şikayetçi olarak süreci başlatmıştı.
Ailenin avukatı Hadi Dündar, bu ölümün önemli bir detayına dikkat çekiyor. Dündar, Abdullah bebeğin ölümünün, hastane çalışanlarının, doktorların ve hemşirelerin aynı kişiler olduğu bir dosyadaki tape kayıtlarından yalnızca bir hafta önce gerçekleştiğine vurgu yaparak, bu durumun daha geniş bir suç zincirinin parçası olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, şu anda Abdullah bebeğin ölümüne dair açılan dosyanın “memur suçları” kapsamında değerlendirildiğini belirten Dündar, bu dosyanın örgütlü suçlar kapsamına alınarak ana davaya eklenmesi gerektiğini vurguladı.
Avukat Dündar, olayla ilgili soruşturmanın daha geniş bir yelpazeye yayıldığını, çünkü yaklaşık 300 dosyanın birleştirilmesi için savcılığa başvurduklarını ifade etti. Savcılığın, soruşturmayı hızlandırmak amacıyla bakanlığa yazı gönderdiğini ve bu şekilde ikinci dalga şikayetlerin geldiğini belirtti. Bu durumda, söz konusu dosyanın hızlıca ele alınması gerektiğini belirten Dündar, savcılığın dosyayı örgütlü suçlar kapsamında değerlendirip hızlandırıp ana dosyaya eklemesi gerektiğini söyledi. Eğer dosya “memur suçları” kapsamında kalırsa, bu durumun davanın üstünün örtülmesine yol açabileceğini ifade etti.
Bebek Ölümünden Haksız Kazanca: Yenidoğan Çetesinin Karanlık Yüzü
Abdullah bebeğin ölümünün arka planında, hastane çalışanlarının ve doktorlarının benzer suçlarla ilişkilendirilmesi, bir örgütlü suç faaliyeti şüphesini güçlendiriyor. Bu durumun, bebek ölümleri üzerinden gerçekleştirilen haksız kazançların daha geniş bir suç ağına işaret ettiği ve adaletin bu noktada nasıl işleyeceği konusu, tüm davaların seyrini etkileyecek gibi görünüyor. Savcılığın, bu önemli dosyayı hızlandırarak ana dava dosyasına dahil etmesi, adaletin yerini bulması açısından kritik bir adım olacak.
KAYNAK:T24
