
İsrail’in pazartesi gününden bu yana Lübnan’a düzenlediği yoğun hava saldırıları, büyük kayıplara neden oldu.
Lübnan Sağlık Bakanı Firas el-Ebyad’ın açıklamalarına göre, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 558’e yükselirken, bu ölümlerin 50’si çocuk ve 95’i kadın. Ayrıca, Er-Risale İzci Derneği’nde görevli 4 ilk yardım çalışanı da saldırılarda hayatını kaybedenler arasında yer alıyor.
Saldırılarda yaralananların sayısı ise 2 bin 835 olarak kaydedildi.
Başkent Beyrut’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Sağlık Bakanı Ebyad, İsrail’in güneydeki kasabalar ve köylerdeki sivil yerleşim yerlerine yönelik “benzeri görülmemiş” saldırılarının sivil kayıplara yol açtığını vurguladı. Ebyad, İsrail’in hedef aldığı bölgelerdeki insanların savunmasız siviller olduğunu belirterek, İsrail’in yalnızca silahlı kişileri hedef aldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Ambulanslar ve Hastaneler Hedef Alındı
Ebyad, İsrail uçaklarının 14 ambulans ve itfaiye aracıyla birlikte Bint Cebel Devlet Hastanesi’ni de bombaladığını açıkladı.
Bu saldırıların sivil altyapıya ve sağlık hizmetlerine verilen büyük zararın bir göstergesi olduğunu belirtti. Sağlık Bakanı, İsrail’in Lübnan’a yönelik hava saldırılarını “vahşet” olarak nitelendirdi ve özellikle Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik saldırılarda 7’si çocuk, 55 kişi hayatını kaybettiğini, 66 kişinin de yaralandığını söyledi.
İsrail saldırılarının ardından ülkede yaşanan büyük göç dalgası devam ederken, güneydeki pek çok aile güvenli bölgelere, özellikle başkent Beyrut ve kuzeydeki bölgelere göç ediyor. Lübnan Eğitim Bakanlığı bu nedenle eğitime ara verdiğini duyururken, İçişleri Bakanlığı güneydeki okulların yerinden edilen vatandaşlar için geçici barınma alanı olarak kullanılacağını açıkladı.
Kanlı Günler
Lübnan, İsrail’in saldırılarında 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en ağır kayıpları veriyor. Ebyad, saldırılarda çok sayıda insanın parçalanmış bedenlerinin kimlik tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
İsrail saldırılarının durdurulması ve bölgedeki sivil kayıpların önüne geçilmesi için uluslararası çağrılar yapılırken, Lübnan’daki insani krizin daha da derinleşmesinden endişe ediliyor.