
Sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur, sahibi olduğu ‘BaBala TV’ isimli sosyal medya hesabından 6 Şubat 2023’te meydana gelen iki büyük depremin ardından barajların çatladığına dair paylaşımlar yapması nedeniyle yürütülen soruşturma sonucu yargılanacak.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve Uğur’un yanı sıra Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir de şüpheli olarak iddianamede yer aldı.

Deprem Paylaşımları ve Soruşturma Süreci
6 Şubat 2023’te Türkiye’yi sarsan büyük depremlerin ardından ‘BaBala TV’ hesabından yapılan paylaşımlar, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Hesaptan, Kahramanmaraş Kumçatı köyünde bir barajın patladığı ve Hatay Antakya Yarseli Barajı’nın çatladığı yönünde paylaşımlar yapıldı. Bu paylaşımlar, deprem bölgesindeki vatandaşlar arasında korku ve paniğe neden oldu ve arama kurtarma çalışmalarında aksamalara yol açtı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu paylaşımların gerçeğe aykırı olduğu ve kamu barışını bozmaya yönelik olduğu gerekçesiyle soruşturma başlattı.

İddianame ve Suçlamalar
Soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede, 8 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla yer alırken, Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir ‘şüpheli’ olarak listelendi. İddianamede, 7 Şubat 2023’te ‘BaBala TV’ hesabından yapılan “Acil – Kahramanmaraş Türkoğlu Nurdağı’nda Kumçatı köyünde baraj patlamış ve su basıyormuş, sadece yetkililer için iletişim” ve “Hatay Antakya Yarseli barajı çatlamış Allah aşkına buraya ekip yollansın çok yağmur yağıyor” şeklindeki paylaşımların deprem bölgesindeki arama kurtarma çalışmalarını olumsuz etkilediği ve halk arasında korku ve paniğe neden olduğu belirtildi.
Oğuzhan Uğur’un İfadesi
İddianamede yer alan ifadesinde Oğuzhan Uğur, paylaşımların kendi ekibi tarafından yapıldığını belirterek, “Deprem sonrası BaBaLa TV’de çalışan ekibimizin yanına gönüllü kişiler geldi. Gönüllü kişilere çalışmaları için yer sağladık. Tweet atma bölümünün koordinasyonunda belirli bir kişi yoktu. Biz ekiple çalışmadan önce teyidi alınmayan hiçbir paylaşımı Twitter’dan paylaşmamaları konusunda uyardık. Telefon görüşmesi yapma yetkisine sahip 30-35 kişilik ekip, almış oldukları haberleri tweet atmakla yetkili olan yaklaşık 15 kişilik ekibimize aktarıyordu. Paylaşımların ardından böyle bir infial bilgisi bize geldikten sonra kontroller yaptık. Yapılan paylaşımların ses kaydı ve teyidine ulaşıldı. Bu şahıs, telefon konuşma ekibinde bulunan şüpheli Ercan Özdemir’dir. Özdemir, Kültür Bakanlığı’nda çalıştığını söyleyen bir kadınla görüştü, kadının Bakanlıkta çalıştığına ilişkin bilgiler edinildikten sonra Yarseli Barajı’na ilişkin tweet atıldı. Hatırladığım kadarıyla tweeti atan şüpheli Özdemir’dir. Nurdağı’na ilişkin tweeti kim attı bilmiyorum. Atılan tweetler 7 Şubat tarihinde olmasına rağmen halkın galeyana getirilmesi ve kaçış görüntülerinin 11 Şubat tarihine ait olması bizim bir infiale sebep olma amacına sahip olmadığımızın göstergesidir. Hesaptan yapılan 3 paylaşımı ben yapmadım. Günlerce uykusuz kalan ve yardım etme amacı taşıyan ekip var. Bölge için milyonlarca lira para toplanmasına destek olduk. Tek amacımız depremde mağdur olan bölge halkına yardım etmekti,” dedi.

Ercan Özdemir’in İfadesi
Şüphelilerden Ercan Özdemir ise ifadesinde, “Ben bayanla telefonda görüştükten sonra bana ilettiği bilgileri teyit ekibine ilettim. Bundan sonraki aşamada teyit ekibi ve tweet atan ekibin ne yaptığını bilmiyorum ancak ben kesinlikle tweet atmadım. Oğuzhan Uğur ifadesinde benim tweet attığımı söylemiş ise de bu doğru değildir çünkü benim tweet atma yetkim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum,” ifadelerine yer verdi.
Kamu Barışını Bozma İddiası
İddianamede, ‘BaBala TV’ hesabından yapılan paylaşımların kamu barışını bozmaya elverişli olduğu ve gerçeğe aykırı olduğu belirtildi. Oğuzhan Uğur’un avukatı aracılığıyla sunduğu dilekçede, tweetlerin Kaan Kayacan tarafından paylaşıldığı iddia edildi, ancak Kayacan bu hususu hatırlamadığını söyledi.
Hapis Cezası Talebi
İddianamede, Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir’in ayrı ayrı ‘basın ve yayın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

Bu olay, sosyal medyanın gücünü ve sorumluluğunu bir kez daha gündeme getirdi. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu dava, sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çekiyor. Yargılama süreci ve mahkemenin vereceği karar, kamuoyunun merakla beklediği bir konu haline geldi.